AKP Zulmü ve Yeni Nesil Grubu

AKP Zulmü ve Yeni Nesil Grubu

Erdoğan’ın açıkça ilan ettiği cadı avı ve yaşanan insanlık dramlarını her okuduğumda aklıma sürekli aynı soru geliyor.

Bir dönem Hizmet Hareket’i ile yan yana olmuş, sonra cadı avı sürecinde Erdoğan’ın yanında vaziyet almış kişi ve gruplar bu yaşananlar karşısında neler hissediyorlardır acaba?

Özellikle merak ettiğim Yeni Nesil grubu.

Türkiye’de İslami cemaatleri çok iyi bilmem ama Yeni Nesil grubunu bildiğimi sanıyorum.

İçlerinde pek çok dostlarım vardı. Çok değerli insanlar tanımıştım bu grup içerisinde.

Haluk İmamoğlu gibi, Safa Mürsel gibi, Vehbi Vakkasoğlu gibi.

Yüksek insani yönleri, beyefendilikleri, samimiyetleri ve Risale-i Nurlara olan vukufiyetleri ile tanıdım onları.

Beni tanıştıran da andıkça burnumun kemiklerimin sızladığı, özlemle andığım rahmetli Cemal Uşak olmuştu.

Bilmeyenler için buraya not düşeyim, Cemal abi, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’na Yeni Nesil grubundan gelmişti.

Hizmet’in ‘iyi günlerinde’ belki de cemaate en yakın grup ‘benim görebildiğim kadarı ile’ bu gruptu.

Pek çok ortamlarda birlikteliklerim olmuştu onlarla. Omuz omuza namaz kıldığımız, birlikte Risale-i Nur okumaları yaptığımız çok olmuştu.

Yayıncılık yapıyorlar, Moral FM radyosuyla da mütevazı samimane hizmet ediyorlardı.

Cadı avı sürecinde ne yazık ki Erdoğan’ın yanında yer aldılar.

Bu benim için tam anlamı ile hayal kırıklığıdır.

AKP zulmü ve yaşanan insanlık dramları karşısında sürekli bu grubu ve içlerinde tanıdığım ve çok değer verdiğim bu insanları düşünüyorum.

Neler hissediyorlardır acaba?

Mesela öğretmen eşi cemaate yönelik cadı avında cezaevine konulan, kendisi KHK ile işinden atılan, ileri derecede kanser hastası Nurdan Şahin ve benzerlerinin gözyaşları ve feryatları karşısında neler hissediyorlardır?

Ya, sırf Hizmet ile ilişkili bir dershanede öğretmen olduğu için teröristlikle suçlanan veişkence ile öldürüldüğü belgeleri ile ortaya çıkmış Gökhan Açıkkol ve benzeri olaylar hakkında?

Ya, doğumhaneden alınıp sürüklenerek hapse götürülen Fadime G. ve benzerlerinin yüzlerindeki acı ifadeler karşısında?

Ya, babalarını hapishanede ziyaretleri esnasında anneleri tutuklanan küçük yavruların ağlamaları karşısında?

Burs verdi okul, yurt açtı diye kadın, yaşlı demeden insanların mallarına el konulurken, işlerinden atılırken, toplumdan tecrit edilirken, içeri tıkılırken, işkenceden geçirilirken, hapishanelerde infazlar olurken…

Neler düşünüyorlardır?

Yüreklerinde bir burkulma var mıdır?

Hala Erdoğan’ı desteklediklerine göre vicdanlarını nasıl susturuyorlardır?

‘Kader adalet ediyor’ mu diyorlardır yoksa? Eğer öyle inanıyorlarsa insanların zulmetmeleri karşısında söyleyecek iki cümlelik sözleri yok mudur?

Her şeye rağmen yine de Erdoğan’a toz kondurmuyorlar mıdır?

‘Yok, yok Erdoğan’ın bunlardan haberi yoktur’ mu diyorlardır?

Yoksa bütün bu yaşanan dramların Hizmet Hareketi’nin uydurması olduğunu mu düşünüyorlardır?

Vicdan taşıdıklarını bildiğim bu insanların bu yaşananlar hakkında neler düşündüklerini gerçekten merak ediyorum.

Alınlarını secdeye koyarken, gece başlarını yastığa yasladıklarında, vicdanları ile baş başa kaldıkları anlarda kendilerini nasıl hissediyorlardır?

Ya, sanki Türkiye güllük gülistanlıkmış ve bu dramlar hiç yaşanmıyormuş gibi twiterlarda gülerek poz verirken vicdanları hiç mi sızlamıyordur?

Rahmetli Cemal Uşak terörist suçlaması ile yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştı, sürgünde kanserden vefat etti.

Bir gün son günlerinde gurbette sohbet ederken ‘abi hadi bizler neyse de, senin için neden çıkıp iki laf etmiyorlar, Cemal Bey’e terörist diyemezsiniz demiyorlar’ dediğimde inkisar içinde ‘Erkamcığım inan hiç şaşırmadım’ demişti.

Neden şaşırmamıştı, bilmiyorum. Bu ifadesini bilmediğim geçmişteki ilişkilerine havale ediyorum.

Kırk yıl beraber olduğu bu dostlarının sessizliğinden vefasızlığından yakınarak, kalbi kırık olarak son nefesini verdi.

Helalleşmeleri ahirete kaldı.

Ama geride kalanlar için hayat devam ediyor henüz.

Çıkıp Hizmet Hareketini savunmalarını beklemiyorum. Hem savunsalar ne olacak? Bir şey mi değişecek, hayır.

Hizmet erleri kendi savunmalarını yapar.

Yapmaları gereken yaşanan insanlık dramları karşısında alkışlamayı bırakıp çıkıp iki laf etmeleri.

Aynı Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi ‘yaşasın zalimler için Cehennem’ diyebilmeleri.

Halbuki bu ifadeyi birlikte yaptığımız Risale derslerinde kendilerinden ne çok dinlemiştim.

Ümidimi yitirmediğim için bu yazıyı yazdım.

Çünkü o insanları hep vicdan sahibi olarak tanıdım.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yorum Yapın