Diktatörlerin Ortak Özellikleri Neler Biliyor musunuz?

Diktatörlerin Ortak Özellikleri Neler Biliyor musunuz?

Diktatörlerin Ortak Özellikleri Neler Biliyor musunuz?

Sizler için araştırdım, konunun uzmanlarından soruşturdum. Aşağıdaki bilgilere ulaştım.

Diktatörlerin ortak özellikleri nelermiş bir bakalım.

Sabırlıdırlar

Gelecek düşüncelerini önceden açıklamazlar. Mutlak gücü ele geçirinceye kadar herkesle iyi geçinirler. Ancak dikkatli bir göz onları fark edebilir. Başlangıçta özgürlük ve adalet vaad ederler. Sonra tam tersini yaparlar.

Seçimle gitmezler

Genellikle seçimler iş başına gelirler. Ama darbe ile geldikleri de olur. Ama asla seçimle gitmezler. Çünkü bütün propaganda araçları ellerindedir. Seçimlerde aldıkları büyük oylar ile iktidarlarını devam ettirirler.

Oy vermeyenler üzerinde baskılar kurarlar. Toplum nezdinde linç ettirirler.

Düşmanlara ihtiyaçları vardır

Düşman bulamazlarsa da üretirler. Aynı anda hem dış hem iç düşmanlara ihtiyaçları vardır. Bütün muhaliflerini dış güçlerin ajanı diye lanse ederler.

Böylelikle hem muhaliflerinden kurtulmuş, hem de kendilerinin toplumun düşmanlara karşı yegane kurtarıcısı olduğu ‘gerçeğini’ ortaya çıkarmış olurlar. Bir süre sonra toplumun kendilerine ihtiyacı olduğuna gerçekten inanırlar.

‘Ben devletim’, ‘ben gidersem devlet de elden gider ve kaos gelir’ söylemini kullanırlar.

Etrafındaki isimleri suç ortağı haline getirirler

İşledikleri her suça yanlarındakilerini de ortak ederler. Böylelikle o isimler diktatöre mecbur hale gelirler. Ayrıca yolsuzluk yapmalarına da fırsat verirler.
Bu koz her zaman ellerinde tutulur. Her birinin dosyası ve kaseti, diktatörün özel kasasında bulunur.

Bu sebeple etrafındaki isimler diktatörü kolay kolay satamaz. Diktatör ve etrafındaki ekip öyle kolay çözülmez.

Ajanlık, istihbarat onlar için çok önemlidir

En önem verdikleri devlet kurumları arasında istihbarat teşkilatı ve içişleri bakanlıkları gelir. En sadık adamlarını oralara getirirler. Halkın sadakat konusunda endişeleri vardır. Halk vefasızdır. Ne yapacakları belli olmaz. Bu sebeple sürekli gergin ve teyakkuz halindedirler.

Birden farklı istihbarat örgütleri kurarlar. Bütün bilgiler sadece kendilerine rapor edilir. Hücre sistemi ile tek adam rejimini güçlendirirler.

Etraflarında dalkavuklar vardır

Bu dalkavuklar diktatörlere sadece duymak istediğini söylerler. Böylelikle diktatörlerin zaman içinde gerçekle olan ilişkisi kesilir.

Dünya liderlerinden bahsederken arkadaşım, dostum diye bahsederler.

Bazen de dünya liderlerinden bahsederken ön adı ile hitap ederler. Bundan amaç halkına kendisinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektir.

Kendilerini halkın babası olarak görürler.

Halk onların çocuklarıdır ve ona muhtaçtır. Çocuklarının kendilerine sadakat borçları vardır. Halklarını çocuklaştırırlar. Zaman içinde sadece ülkelerinin değil kültür coğrafyasının da babası olarak kendilerini görürler.

Bu kavram, bazen ‘baba’ olmakla birlikte bazen de ‘halife’ şeklinde de ortaya çıkar.

Beraber yola çıktıkları isimleri harcarlar

En temel özelliklerinden biri de budur. Tek adam olmaları buna bağlıdır. Usta, yanına usta istemez, sadece çıraklar ister.

Süreç içinde beraber yola çıktıkları arkadaşları kendisine itiraz edebilecek ve ayak bağı olabilecektir. Onun için ortadan kaldırmaları gerekmektedir.

En insaflı diktatör yola çıktığı arkadaşlarını sistemin dışına iterler. Etkisiz ve itibarsız hale getirir. En acımasız olanları da idam eder. Boşalan koltuklara çömez ve omurgasızlardan oluşan bir kadro kurarlar.

Medyayı tamamen kontrol altına alırlar.

Sansür esastır. Kendisinin eleştirilmesi kırmızı çizgidir. Zaman içinde bu sansür kendiliğinden olmaya başlar. Yönettikleri ülkelerin gazetecilerde korku hakimdir. Gazetelerin birinci sayfalarında hep onlar vardır.

Hubris ve Narsistirler

Hubris sendromu, belli bir zaman diliminde gücü elinde bulunduran liderlerde görülen bir hastalıktır. Kibir ve herkesi küçük görme, ‘her şeyin en iyisini ben bilirim’ deme şeklinde tezahür eder.

Narsisist kişilik bozukluğunun kriterleri arasında olan hubris sendromuna tanı koymaktaki anahtar, belli bir zaman diliminde elde tutulan (1-9 sene) o bağımlılık yaratan güçtür. Gerçeklikten kopuş bu hubris denen illetin olmazsa olmazıdır. Kendilerini Tanrı kadar güçlü hissederler.

Ancak bu hastaların cezai ehliyeti vardır. Diktatör devrilirse hukuk karşısında ben hastaydım diyerek kurtulamaz.

Mutlaka sarayları vardır.

Bir tane ile yetinmezler. Sarayları çok büyük olmalıdır. Bu onların gücünün göstergesidir. Ben çok önemli bir kişiyim mesajı önemlidir. Kendilerini büyük gösteren heykeller yaptırırlar.

Sürekli genç görünmek isterler.

Makyaj onlar için önemlidir. Aynada ‘ölümsüzlüğünü’ her an görmek isterler. Halk da bunu görmelidir. İleri yaşlarına rağmen saçlarında bir tek tel beyaz yoktur.

Ölümsüz olmadığını anlayan diktatör yerine kimin geçeceğini düşünmeye başlar. Bu çoğunlukla oğlu, damadı yada yakın akrabalarından biri olur.

Sonları trajik olur.

Seçimle gitmeyecekleri için, büyük çalkantılar ve olaylar ile tarih sahnesinden çekilirler. Kendileri ile birlikte ülkeyi de yakarlar.

İşte diktatörlerin genel vasıfları bunlar.

Millet olarak diktatör diye bir derdimizin olmadığı için çok şanslı sayılırız.

Bu sebeple Allah’a ne kadar şükretsek azdır.

 

 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yorum Yapın