İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız

İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız

 

Geçenlerde Perinçek çok ilginç ve bir o kadar da dikkat çekici iki tweet attı.

Perinçek attığı twitte aynen şöyle dedi,

Fitne 1 Perinçek, Erdoğan’a suikast yapacak cemaatin üzerine atacak.

Fitne 1’e cevap; Erdoğan’a kimin suikast yaptığını 15 Temmuz gecesi gördük.

Fitne 2 Ergenekon- Erdoğan savaşı başlıyor.

Fitne 2’ye cevap; Ergenekon, FETÖ uydurması. Bütün vatanseverler omuz omuza ABD güdümlü bölücü teröre ve FETÖ fesadına karşı savaşıyor.


 

Geçen yazımda da belirmiştim;  http://www.erkamtufan.com/erdoganergenekon-koalisyonu-catirdarken/

Temel tezim şu,

Erdoğan ile Perinçek koalisyonu çatırdıyor.

Bu koalisyonda Erdoğan, AKP’yi temsil ederken, Perinçek ise derin devleti ve bu derin yapının operasyonel gücü olan Ergenekon’u temsil ediyordu.

17/25 sonrası kurulan bu koalisyon, ‘sen benim sırtımı kaşı, ben de senin sırtımı kaşıyayım’ pazarlığı ile kurulmuştu.

Karşılıklı çıkar amaçlı olarak iki organizmanın birlikte yaşaması diye tanımlayabileceğimiz bir symbiyosis ilişkiydi bu.

Bu süreçte iki taraf da birbirini ‘ak’ladı. Böylelikle bir taraf hırsızlığını aklarken, diğer taraf da darbeciliğini ve her türlü kirli işlerini aklamış oldu.

Aslına bakarsanız asla yan yana gelemeyecek bu iki kesim şartların zorlaması ile bir araya gelmişti.

Yoksa her iki tarafın da birbirlerini öyle can ciğer sevdiklerini söylemek insafa sığmaz.

İki tarafta birbirlerine mecburdu. Ortak ‘düşmanları’ vardı. Bu ortak düşman da Hizmet Hareketi idi.

Hizmet Hareketi bu topraklarda olduğu sürece istedikleri gibi at oynatamayacaklarına inanıyorlardı.

O halde güç birliği yapmaları gerekiyordu. Bu güç birliğine neden mi ihtiyaç duydular?

Çünkü, Erdoğan’ın toplum üzerinde ciddi bir karizması ve tesir gücü vardı. ama bürokraside yoktu.

Perinçek’in ise binde 3’ü geçmeyen oy oranı ile toplumda bir karşılığı yoktu ama bürokraside güçlüydü.

Birbirlerinin boşluklarını çok iyi doldurdular. İkisi bir fidanın güller açan dalı oldular.

Düşünsenize Perinçek,  Erdoğan’ın arkasına saklanmasa her türlü fırıldağı bu kadar rahat çevirebilir miydi?

Cemaatleri bitirme planını devreye sokabilir miydi?

Bütün bunları toplumun büyük bir kesimine bu kadar kolay kabul ettirebilir miydi?

Onun için Erdoğan derin yapı için bulunmaz Hint kumaşıdır.

Halkın üzerinde onun kadar tesirli ve kullanışlı ikinci bir isim buluncaya kadar Erdoğan ile çalışacaklardır. Ondan kolay kolay vazgeçemezler.

Çünkü mevcut şartlarda alternatif bir isim bulmaları imkansız gözüküyor.

Ne var ki yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı sistemi üzerinde ihtilafa düşmüş bulunuyorlar. Bu sebeple koalisyon ortakları arasında ciddi gerilim var.

Derin yapı Erdoğan’a güvenmediği için bütün gücü elinde toplamasını istemiyor.

Bir Erdoğan geleneği olarak kendilerini de satacağını düşünüyorlar.

Ama Erdoğan’sız da yapamıyorlar.

Onun için Perinçek attığı twitlerle her şey yolunda, aramızdan su sızmıyor gibilerinden mesajlar atıyor.

Koalisyonun bozulmasını asla istemiyor ama kıvrım kıvrım da kıvranıyor.

Bu sebeple önümüzdeki günlerde Erdoğan’a diz çöktürecek yeni hamleler yapabilirler.

Süreç, ‘hızla ikimiz bir fidanın güller açan dalıydık’a doğru ilerliyor.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yorum Yapın